Arabuluculuk Eğitimi

ARABULUCULUK EĞİTİMİ

 

 

ÇALIŞMAYA ÖĞRENCİ SEÇİMİ:        Sosyometri testinin uygulanarak yıldız öğrencilerin seçilmesi:

            Sosyometri testi uygulanacak sınıftaki öğrencilere birer kağıt verilerek, daha önceden rehber öğretmen tarafından belirlenmiş bir ölçüte göre, her bir üyenin yaşaya bileceği bir çatışmada fikrini önemsediği  bu konuda danışmak için tercih ettiği üç arkadaşının adını yazması istenir.  Böylece sosyometri yapılan sınıfta kimleri arabulucu olarak tercih ettiği belirlenmiş olur.

            Yapılan sosyometri anketinden sonra  sonuçlar öğrencilere yada başka kişilere gösterilmez. Rehber öğretmen sosyometri ile topladığı verileri arabuluculuk eğitimine öğrenci seçebilmek için kullanmalıdır. Öğrencilerin meraklarının giderilmesi amacıyla onlara gösterilmesi etik açıdanda sakıncalıdır.

            Sosyometri testinde arkadaşları tarafından seçilen öğrencilerle bireysel görüşmeler yapılarak, Arabuluculuk çalışması anlatılır.Gönüllülük ilkesi önemlidir. Öğrenci eğer bu çalışmaya katılmak istemiyorsa zorla çalışmaya alınmamalıdır.

 

 

KONU:          Giriş ve Workshop’a Genel Bakış

 

SÜRE             45 Dakika

 

            Bu  oturum sonunda katılımcılar:

  • Birbirlerini tanıyacaklar ve çalışma sorumluluğunu anlayacaklar.
  • Workshop’un hedefleri, gerekçesi, eğitim saatleri ve lojistik düzenlemeleri ile ilgili  bilgi sahibi olacaklar.

 

ÖZET:           Bu oturum eğiticiler ve katılımcıların birbirleri ile tanışmalarını, ve eğitim ortamı, günlük faaliyetler, vs. konusunda bilgilendirmeleri amaçlar. Ayrıca katılımcıların 8 oturumluk uygulamalı Arabuluculuk eğitiminin çerçevesini ve gerekçesini, workshop’un hedeflerini, kollanılacak eğitim metotları, lojistik düzenlemeleri, grup kurallarını ve eğitim zamanlarını anlamalarına yardımcı olacaktır.

 

 

 

OTURUMA BİR BAKIŞ

 

SÜRE

TANIM

METOT

KULLANILAN MALZEME

10 Dakika

HOŞGELDİNİZ

Workshop’a genel bakış

Açılış konuşması

 

20 Dakika

 

Ortamı hazırlama ve tanışma

1.Top

2.Venn Dıagram

3. Rozet vb.

4. İsmin anlamı

 

Top,A4 kağıt

5 Dakika

Grup kurallarının belirlenmesi

 

 

10 Dakika

Ön Test

Test Uygulama

Test Materyali

Kalem

 

 

Yönerge:

Gruba “Hoş geldiniz” diyerek, çalışmaya başlayın. Gruba çalışmayı tanıtın. (hangi konulardan oluştuğu, kaç hafta süreceği vb.)

1-       

2-      TANIŞMA ÇALIŞMALARI ÖRNEK 1: Tanışmak için herkesin isminin hikayesini ve isminin anlamını anlatacağını belirterek, ilk önce siz kendi isminizin hikayesini anlatın.

3-      TANIŞMA ÇALIŞMALARI ÖRNEK 2:ekte verilen rozet kağıtlarını dağıtarak birinci bölüme ismini, ikinci bölüme anlamını, üçüncü bölüme idealindeki kişi, son bölüme de gelecekte yapmak istediği mesleği yazmaları isteyin. Bu çalışmada örnek olarak siz de doldurun.

4-      TANIŞMA ÇALIŞMALARI ÖRNEK 3: VENN DIAGRAMI nın kullanılarak isteğe bağlı “tanışma “ alıştırması

·         Tanışma egzersizini tanıtmak için basılı kağıtttan bir örnek kullanınız.

·         Katılımcıları eşleştiriniz

·         Venn diagramını (ek   ) katılımcılara dağıtınız.

·         Her iki  tarafa isimlerini yazmalarını isteyiniz. Bir  halka bir kişiye diğer halka diğer kişiye aittir.

·         Birbirleri  ile kendileri hakkındaki bilgileri paylaşmalarını isteyiniz. Paylaştıkları ortak bilgiler, halkanın ortasına/halkaların ortak bölümüne yazılır. Ortak olmayan yanlar ise halkaların kendi taraflarındaki bölümlere yazılır.

·         5 dakika sonra iki çiftin bir araya gelmesini isteyin.

·         Tekrar Venn Diagramını dağıtın (Her dörtlü gruba  bir adet olmak üzere)

·         Çizgilerin üzerine isimlerini yazmalarını isteyin.

·         Tekrar ortak olan ve olmayan yanlarını gözden geçirip, hepsinin ortak olduğu yanlarından oluşan bir liste hazırlamalarını isteyin

·         Dört kişiden oluşan gruplara, ortak olan yanlarını bütün grupla paylaşmalarını isteyin.

 

5- Grup kurallarının oluşturulması. Öğrencilere her grupta kuralların olduğunu, bu grubunda daha verimli çalışması için kendi kurallarını kendilerinin oluşturacağı söylenir. Öğrencilerden öneriler alınır. Oluşturulan grup kuralları öğrencilere imzalattırılır.

Grup Kuralları

 

·         Toplantılara devam şarttır.İki toplantıya gelmeyen öğrenci gruptan çıkar.

·         Toplantılara zamanında gelinmesi gereklidir.

·         Grup içinde konuşulanlar grup içinde kalmalıdır. (Gizlilik)

·         Birisi konuşurken sözü kesilmemeli ve konuştukları ile alay edilmemelidir. (tek ses kuralı)

·         Grup çalışmaları sırasında cep telefonu kapalı olmalıdır.

·         Herkes gruba katkıda bulunmalıdır.

6- Ön test uygulanır.

 

 

 

1. OTURUM

Çatışma Nedir? Hangi Seviyelerde Oluşabilir?

 

Malzeme: Tahta, tahta kalemi, 5-8 gazete ya da magazin haber fotokopileri (her bir gruba bir tane düşmek üzere)

Amaç: Durum tespiti, çatışma kavramını ve çatışmanın değişik seviyelerini incelemek.

Beklenti: Öğrencilerin çatışmanın farklı seviyelerini tanımlayabilmeleri.

Metod:-Beyin fırtınası, okuma, grup çalışması, tartışma,

Ek: Grup kuralları, test, “Dikey Limit” Filmi

Oturum başında dikey limit filminden tespit edilen film izletilir.

1-      Sınıfla birlikte, çatışmanın ne olduğuna dair beyin fırtınası yapın ve yanıtları tahtaya yazın.       

2-      Yaşanan çatışmaların kaynağı nedir. Sorusunu öğrencilere yöneltin. Bu soruya verilen yanıtlar alındıktan sora tahtaya şu tablo yazılır.

 

Çatışmanın kaynağı

Sınrlı kaynak

Karşılanmamış
temel gereks’n’mler

Farkli de[erler

Zaman

A’t olma

‘nan.lar

Para

 

 

Mal

<zg]rl]k

 

 

E[lence

 

.

2- Öğrencilere çatışmaların hangi seviyelerde yaşanabileceğini sorun. Burada, gerektiğinde ipucu vererek, öğrencilerin çatışmaların kişinin kendi içinde, kişiler arasında, bir grubun içinde, farklı gruplar ya da ülkeler arasında yaşanabileceğinin farkına varmalarına yardımcı olun. (Bunlar çatışmanın seviyeleridir.) Aşağıda çatışmaların yaşandığı belli farklı seviyeler listelenmiştir. Bu seviyeleri tahtaya yazın.

a. Kişisel seviyede yaşanan çatışmalar (kişinin içinde)

b. Kişiler arasında

c. Aile üyeleri arasında

d. Gruplar arasında,

e. Grup içinde

f. Ülkeler arasında

3. Öğrencileri 4-5 kişilik gruplara ayırın. Her gruba bir gazete fotokopisi vererek  birlikte bu haberi incelemelerini isteyin. Çatışmanın içeriğini ve hangi seviyede yaşandığını bulmalılar. Bazen çatışmalar aynı anda birden fazla seviyede yaşanabilir.

  1. Her grup çatışma ile ilgili hikayesini inceleyip  tartıştıktan sonra, içlerinden bir sözcü seçerek yanıtlarını sınıfla paylaşır.

Seçtikleri çatışmanın içeriği nedir? Neden bu konuyu seçtiler? çatışma hangi seviye/ seviyelerde yaşanmış?

Tahtada çatışma seviyelerinin yazılı olduğu bölüme geri dönün. Tüm seviyelerdeki çatışmaların ele alınıp alınmadığına bakın. Kapsamadıkları bir çatışma seviyesi varsa        buna örnek bulmalarını isteyin. Aşağıdaki soruları sorun:

a. Değişik çatışma tipleri arasındaki farklar nelerdir?

b. Bu çatışma tipleri arasında benzerlikler var mı?

c. Bu çatışmaların nedenlerini değişik seviyelerde inceleyin. Burada ne gibi benzerliklere ve farklara rastlanıyor?

Bu aşamada grup oturumu sona ermeden önce Dikey Limit filminin tespit edilen bölümü seyrettirilir.

5.  Öğretmen bu hafta yapılan etkinlikleri özetleyerek, öğrencilere bir daha ki oturuma kadar gözlemledikleri çatışmaları yazmalarını ve hangi çatışma türüne girdiğini belirtmelerini isteyerek oturumu bitirir.

 

 

 

2.. Oturum

 

Malzeme: Tahta, tahta kalemi, tepegöz.

Amaç: Çatışma kavramının tartışılması ve çatışmaya çözüm bulma yollarının tanıtılması. Öğrencilerin çatışmaların gelişme sürecini ve nasıl büyüdüğünü görmeleri, çatışmaların çözümleri için en uygun evrenin ne olduğu üzerinde düşünmeleri.

Metod:-Beyin fırtınası, okuma, grup çalışması, tartışma

Ek: Ek 1 Üç farklı sonucu olan hikaye, Ek 2 Çatışma gözlem formu, Ek 3 Çatışmanın evreleri Ek 4 “İki öğrencinin çatışması, bize ne oldu?”

 

Süreç:

1- Öğrencilere "Kim hiç çatışmaya girmedi?" diye sorulur. Son zamanlarda katıldıkları veya gördükleri bir çatışma olup olmadığı sorularak, bun­lardan bazılarını kısaca anlatmaları istenir.

2- Öğretmen aşağıdaki açıklamayı yapar.

"Çatışma bir veya daha fazla kişi bir konu üzerinde anlaşamadıkları zaman ortaya çıkar. çatışma hayatımızın normal bir parçasıdır ve ço­ğumuz her gün çatışmalar yaşarız. Bazen TV seyretmek veya bir arkada­şımıza gitmek konusunda, bazen ders çalışmak veya bilgisayar oynamak konusunda karar veremez ve kendimizle çatışırız. Bazen bir arkadaşı­mızla okuldan çıktıktan sonra ne yapacağımız konusunda anlaşamaz ve çatışmaya gireriz veya annemizle odamızı toplama ya da ödevlerimizi yapma konusunda çatışırız. Kardeşimizle veya ablamız ya da ağabeyimiz­le seyretmek istediğimiz TV programım ya da müziğin sesi konusunda ça­tışırız. Ya da iki takım oyun kuralları konusunda çatışabilirler. Ça­tışmalar farklı şeyler istediğimiz, farklı düşüncelere sahip  olduğumuz için ortaya çıkar. Bu bizim insan yönümüzdür ve çatışma bizi kötü insan yapmaz. Burada önemli olan çatışmaya hangi yolla çözüm bulduğu­muz, çözüm için hangi yolu seçtiğimizdir."

3- Daha sonra “İnkar etme, Saldırma, Problem Çözme” kelimeleri büyük harflerle tahtaya yazılır ve çatışmalara çözüm bulmanın bu üç yolu tartışılır.

 

İnkar etme, ortada bir sorun yokmuş gibi davranmaktır. Kişi onu kızdıran ya da üzen olayın ne olduğunu söylemek yerine, ortada bir sorun olduğunu ve duygularını giz1er. Çatışmayı bu yolla sona erdirmek güç­tür, zira çatışma hiç bir zaman sona ermez, çünkü diğer kişi sorunun ne olduğunu ve kızan kişinin niye kızdığını asla bilemez. Bilmediği için de bir daha ki sefere yine aynı şekilde davranacaktır.

 

Saldırma, bir çatışma sırasında, bir kişi diğer kişiye sözle veya fi­ziksel olarak saldırdığı zaman görülür Bu çoğu zaman iki tarafın da diğerinin sorununu dinlemeye ve sorun hakkında konuşmaya istekli ol­madığı zaman görülür.

 

Problem çözme, kişilerin hakaret etmeden ve birbirlerini. Suçlamadan sorun hakkında konuşmalarıdır. Bir sorunları olduğunu bilirler ve onu çözmek için değişik yollar düşünmeye başlarlar. Sonunda her iki taraf içinde en iyi olan çözümü bulurlar."

 

Öğrencilere çeşitli örneklerle bu kavramlar anlatılır. Soruları olup olmadığı sorularak daha iyi anlamaları için gerekli açıklamalar yapı­lır.

 

4- Üç farklı sonucu olan hikaye (Ek.1) önce birinci sonuçla öğrencilere okunur ve şu sorular sorularak tartışılır .

- Bu çözüm kimseyi kızdırdı mı? Kimi?

- Çocuklar birbirlerini dinliyor ve birbirlerinin neler his­settiklerini anlamaya çalışıyorlar mı?

- Duyguları incinen biri var mıydı? Kimdi?

- Hikayenin sonunda herkes mutlu muydu? Kim mutluydu? Kim değildi?

- Bu hikayede hangi tip çatışma çözüm yolu kullanıldı?

 

 

Daha sonra ikinci ve üçüncü sonuca göre de sırayla hikaye okunur ve aynı sorular tartışılır. (Her bir hikaye rol oynama tekniği ile göste­rilebilir.)

5- Öğretmen çatışmalarda yaşanan süreçle ilgili bir tartışma başlatır.

   Öğrencilere çatışmaların nasıl oluştuğunu sorun? Öğrenciler kendi yaşadıkları deneyimleri hatırlayarak çatışmaların, nasıl ortaya çıktığını düşünsünler. Öğrencilere şunu sorun: Kişiler arasında çatışma olduğunu belirten ilk işaret nedir, çatışma ortaya çıktığı zaman ilk ne olur? Peki ya daha sonra neler yaşanır? çatışmaların farklı evreleri olduğunu ve rahatsızlık evresinden başlayarak patlak vermesi muhtemel bir krize kadar giden bir süreci olduğunu belirtir. Arada geçen aşamaların neler olabileceğini sorun.

6- Çatışmanın Evreleri (Ek 3 ) şemasını tahtaya çizin ya da tepegöze yansıtın. Bunu öğrencilerin beyin fırtınasında verdikleri yanıtlarla karşılaştırın ve benzerlikleri vurgulayın. Her evreyi farklı bir öğrencinin okumasını isteyin. Anlaşılmayan kısımları açıklayın.

7- Öğrencilere şimdi hep birlikte kişiler arası bir çatışma inceleyeceğinizi ve bu çatışmada yaşanan evreleri bulmaya çalışacağınızı belirtin. Sonra Ek 4’deki hikayeyi okuyun ya da tepegöze yansıtın.

8- Öğrencilerden bu çatışmada yaşanan farklı evreleri belirtmelerini isteyin. Genelde birden fazla olayın ve bir çok yanlış anlama evrelerinin olabileceğini anlatın.

9- Öğrencilere sorun:Rahatsızlık evresinde ne oldu? Hangi olaylar yaşandı? Yanlış anlamalar nelerdi? Gerilim ne zaman yaşandı? Kriz neydi?

10- Her evrede çatışmanın büyümesini engelleyecek şey ne olabilirdi?

11- Önceki aktivitede çatışmaların ortaya çıktığı farklı seviyeleri konuştuk. Bu aktivitede ise kişiler arasında yaşanan çatışmaların evrelerini gördük. Bu evreler, sizce diğer seviyelerdeki çatışmalara da uyarlanabilir mi? Öğrencilerin cevaplarını destekleyin.

12- Öğrencilere "Çatışma Gözlem Formu" (Ek.2) dağıtılarak gelecek oturu­ma gözlem formlarını aşağıdaki talimatlara göre doldurarak gelmeleri istenir. Kısaca formun üstünden geçilerek nasıl kullanılacağı açıkla­nır. İnkar etme, saldırma, problem çözme kelimelerinin anlamları tek­rar edilir. Talimatların üstünden geçilir.

 

- Okulda, evde veya TV/de üç çatışma gözleyin.

- Her bir gözlemden sonra formu doldurun.

- Çatışma ne hakkında idi?

- Nasıl sonuçlandı?

- Hangi yöntem kullanıldı?

- Mümkün olduğu kadar doğru ve tarafsız olmaya çalışın.

 

 

EK 1:

ÜÇ FARKLI SONUCU OLAN HIKAYE

 

Ömer ile Barış potaya atış yaparak basketbol oynuyorlardı. Nihat yanla­rına yaklaşarak kendisinin de oynayıp oynayamayacağını sordu.

 

SONUÇ 1

Ömer "Tabii" dedi, ancak Barış Nihat'ı pek sevmediği için oynamasını istemiyordu. Yine de bunu söylemedi ve omuzlarını silkip isteksizce oy­namaya devam etti. Ne zaman Nihat'ın sırası gelse topu ona oldukça sert bir şekilde atıyordu. Hatta bir iki kere de gereksiz yere onu çizginin dışına itti. Birkaç dakika sonra, Nihat ne olduğunu sordu ama Barış içini çekerek "Hiçbir şey" diye cevapladı.

 

SONUÇ 2

Ömer "Tabii" dedi ama Barış "Boş ver" diye cevap verdi. Nihat niye oyna­yamayacağını sorunca da onunla oynamaktan nefret ettiğini, her zaman hile yaptığını, topu tuttuğunu ve kimseye vermediğini söyledi. Nihat Barış'ı yalancılıkla suçladı. "Senden daha hızlı koştuğum ve daha iyi oynadığım için benimle oynamak istemiyorsun." dedi. Barış çok sinirlenmişti. "Ben seni atmadan buradan gitsen iyi

olacak" dedi. Nihat "dene­sene" diye cevap verdi. Barış sanki kavga edecekmiş gibi ileriye doğru atıldı. Nihat ise salonun öbür ucuna doğru koştu.

 

SONUÇ 3

Ömer "Tabii" dedi ama Barış "Boş ver" diye cevap verdi. Ömer "Niye bi­zimle oynamasını istemiyorsun." diye sorunca da "Çünkü her zaman topu hep o atmak istiyor ve bana yeterince sıra gelmiyor." diye cevap verdi. Nihat Barış'a tüm boş vakitlerinde Ömer’le top oynadıklarını ve topun ona değil sınıfa ait olduğunu söyledi. Ömer bunları doğruladı ve Ni­hat'ın da oynamasını ve herkesin sırayla üç atış atmasını önerdi. Böy­lece kimse uzun süre beklemeyecekti. Barış ise hepsinin çemberin etra­fında durmasını birbirlerinin ardından sırayla tek atış yapmalarını önerdi. Bunun daha adil olacağını söyledi. Bu kararda anlaşarak oynama­ya başladılar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ek 3

Çatışmanın Evreleri

 

 

 

Belki de henüz söylenmiş hiçbir şey yok.

Yolunda gitmeyen bir şeyler var.

Sorunu tanımlamak güç olabilir.                                           Rahatsızlık

Bu durumdan rahatsız oluyor,

ama nedenini çıkaramıyor.

 

 

Henüz içsel tepkilere yol açmayan

fakat kısa, sert bir iletişim yaşadınız.

Biriyle aranızda sizi üzen, geren ya da                                              Olaylar

 

istemediğiniz bir noktaya varan

 bi rşeyler mi geçti?

 

 

Burada güdüler ve gerçekler

karıştırılmış ya da yanlış anlaşılmış.                                                           Yanlış Anlamalar

Düşünceleriniz dönüp dolaşıp

bir soruna mı odaklaşıyor?

 

 

İlişkilere olumsuz tavırların ve

sabit fikirlerin ağırlığı çökmüş.

Diğer kişiyle ilgili duygu ve düşünceleriniz                                                           Gerilim

olumsuz yönde mi değişti. Ilişkiniz

daimi bir endişe ve sıkıntı kaynağı mı?

 

 

Davranışlar değişmiş,

normal işlev güçlenmiş, aşırıya

kaçan hareketler uygulanıyor ya da                                                                                      Kriz

planlanıyor. Bir ilişkinin sonlanması,

 istifa yada şiddet gibi büyük

bir olayla mı karşı karşıyasınız?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ek 4 iki Öğrencinin Çatışması Bize Ne Oldu?

 

"İrem ve Ceren hiç ayrılmayan ve her anlarını birlikte geçiren iki arkadaştır. İrem erkeklerle ilgili konuşmaya ve özellikle de hoşlandığı ama bir türlü yanına gitme cesareti bulamadığı Hakan'dan bahsetmeye bayılır. Her akşam bu durum ve okulda geçen tüm anlar hakkında uzun telefon konuşmaları yapmaktadırlar. Bir süredir Ceren bu konuşmaların kesildiğini ve İrem'in kendisine eskisi gibi yakın davranmadığını fark etmektedir. Ne zaman İrem'i arasa, İrem sadece konuşamayacağını belirtmekte, Ceren'in" Bir sorun mu var?" sorusunu ya "Sonra konuşuruz" diyerek ya da konuyu değiştirerek cevapsız bırakmaktadır.

İrem’in babası küçük bir dükkan işletmekte ve maddi açıdan çok sıkıntılı bir dönem geçirmektedir. Borçları yüzünden dükkanı kapatma noktasına gelmiştir ve erkek kardeşinin bulunduğu kasabaya yerleşip bir süre onun yanında çalışmayı düşünmektedir. Tüm bunlar yaşanırken son telefon faturasını görmüş ve İrem'in. telefon ile görüşmesini yasaklamıştır. İrem tüm bu durumu kabullenmekte çok güçlük çekmekte ve kimseyle paylaşmamaktadır. Durumun yakında düzeleceğine inanmakta ve sanki hayatında bir değişlik yokmuş gibi davranmaya çalışmaktadır.

Bununla beraber, arkadaşı Ceren'in en yakın arkadaşı olarak ona karşı duyarlı, anlayışı, davranması gerektiğini düşünmekle birlikte Ceren'in bu dönemdeki tavırlarından dolayı hayal kırıklığı yaşamaktadır. Mesela Ceren geçen hafta sinemaya gitmek istemiş, İrem parası olmadığından dolayı gidememiş, Ceren sebebini bile sormadan "Öyle mi? Tamam ben de Jale ile giderim" demiştir. İrem Ceren'in bu davranışına çok kırılmıştır. Bu arada Ceren de İrem'in artık kendisiyle arkadaş olmak istemeğini düşünmüş ve kırılmıştır. İrem kendisinden çok uzaklaşmış, iki arkadaş artık neredeyse hiç konuşmaz hale gelmişlerdir.                                                          

Bir gün derste Ceren Jale'ye not yazar. Yazdığı notta artık İrem ile arkadaşlık etmek istemediğini, İrem'in bir erkek arkadaş bulmaktan ve Hakan'a olan ilgisinden başka bir şey düşünmediğini belirtir. Çok şakacı olarak tanınan Ahmet bu notu eline geçirir ve notu İrem'in sırtına yapıştırır. Sınıfta herkes bunu fark eder. Kıkırdamalar başlar ve gittikçe şiddetlenir. İrem sınıfın neye güldüğünü bir öğrenci sırtındaki notu gösterene dek anlayamaz. İrem notu bulur bulmaz notu Ceren'in yapıştırdığını düşünür, çok sinirlenir! Hiç düşünmeden sınıfın ortasında Ceren'e "Sen hem yalancı, hem de iki yüzlüsün!"

diye bağırır. Öğretmen İrem'i müdür muavinin odasına gönderir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

3. OTURUM

Amaç : Çatışmalara çözüm bulma yollarının tanıtılması

Öğrencilere doldurdukları gözlem formlarını çıkarma1arı ve yaptıkları gözlemleri okuyup anlatmaları istenir. çatışma konuları ve kullanılan yöntemler tahtaya yazılır. Tartışılır.

- Çatışmaların çoğu ne ile ilgili idi?

- Çoğunlukla hangi çözüm yolu kullanıldı?

- Belirli çatışmalar daha olumlu nasıl çözümlenebi1irdi?

 

Öğrencilerden bazı örnekleri rol oynama tekniği ile oynamaları iste­nir. Bir orijinal şekliyle                    bir de problem çözme yöntemiyle bazı örnek­ler oynanır

 

Amaç : Çatışma çözüm yollarının belirginleştirilmesi

Öğrenciler 4-5 kişilik gruplara bölünerek odanın değişik köşelerine gönderilir. Her gruba üzerinde çatışma çözüm yollarından birinin yazı­lı olduğu bir kart verilir. Ellerindeki kartta yazılı olan çözüm yolu­nu kullanarak çözebilecekleri kısa bir oyun yazmaları istenir. Daha Sonra büyük grup halinde toplanılır. Her gruba kendi kısa oyununu oy­nama fırsatı verilir. Her oyundan sonra hangi yöntemin kullanıldığı sorulur. Her bir aktöre neler hissettiği ve olayı nasıl çözümlediği sorulur. Öğrencilere her bir çatışmanın daha olumlu nasıl çözümlenebi­leceği sorulur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

4. OTURUM

KATILIMLI DİNLEME

Üzerinde katılımlı dinleme kurallarının yazılı olduğu büyük karton tahtaya asılır.

 

(Ek.2.C)

0Amaç : Sözsüz iletişimin önemini anlatmak

 

Birbirlerini mümkün olduğu kadar az tanıyan öğrencilerin ikişerli gruplar yapmaları istenir. Birinci kişi bir dakika süreyle önümüzdeki hafta sonu ne yapmayı planladığından veya geçen hafta sonu ne yaptı­ğından bahseder. İkinci kişi ise dinlermiş gibi yapar ama başka şey­lerle meşgul olur, başka yerlere bakar. (Ör:Ayakkabılarını bağlar, ta­vana, camlara bakar, ceplerini karıştırır.) Daha sonra roller değişti­rilerek tekrar oynanır. Neler hissettikleri tartışılır.

 

"Karşımızdakini dinlediğimizi ona belli etmenin en kolay yolu konuşa­nın yüzüne dönük durmak, yüzüne bakmak ve dinlediğimizi, anladığımızı belli eder şekilde başımızı sallamaktır."

 

Bir örnek rol oynama tekniği ile eğitici tarafından gösterilir. Bir öğrenci bir konu hakkında konuşurken, eğitici dinler ve sözsüz ileti­şim yoluyla dinlediğini belli eder. Daha sonra yine ikişerli gruplar oluşturularak, herkes önce konuşmacı sonra dinleyici rolünü oynayarak alıştırmayı olması gereken şekliyle tekrarlar.

 

Amaç : Katılımlı dinleme becerilerinin öğretilmesi

(Anlamak için sorular sorun)

SÜREÇ: Her öğrenci bireysel olarak sevdiği iş, aile vs. hakkında düşüncelerini bir iki cümle yazar.

Ör:        -Okul çok sıkıcı

- İnsanın arkadaşlarının olması çok önemlidir.

- En sevdiğim film yada TV filmi/ programı

- Çalışmak isteyebileceğim iş şekli ….

- Eğer bir milyarım olsaydı

- Yaşadığım en kötü\en iyi olay

- Sevmediğim insan tipi

- Arkadaşlıkta hoşlandıklarım

- Okulun beğendiğim\beğenmediğim yönleri

- Korktuğum olay

- Olmak istediğim kişi ve nedeni gibi.

Bir öğrenci kendi cümlelerinden birini okur, tahtaya yazılır, öğrenciler o cümlenin daha spesifik olması için ona yardımcı çalışır, sorular sorarlar.

Ör: Okul çok sıkıcı: Gerçekten okul çok sıkıcı ne demek?

                                   Her şey mi yoksa bazı şeyler mi sıkıcı?

Sevdiğin bazı şeyler var mı?

Okulun içine girdiğin zaman mı sıkılıyorsun?

Bu ne zamandan beri oluyor?

Neleri değiştirmek isterdin?

Sıkıldığın zaman neler oluyor?

Sonra başka bir öğrencinin kağıdındaki cümlelerden birine geçilir. Böylece zamana göre birkaç öğrencinin yazdığı cümleler soru yoluyla derinleştirildikten sonra tartışılır.

- Söylemek istediğiniz konuda belirgin olmak ne kadar önemlidir?

- Çok genel konuşmanın sonuçları neler olabilir?

- Başkasının bizim söylediklerimizi tam olarak anlamasına nasıl yardımcı olabiliriz?

5. OTURUM

 

Amaç : Katılımlı dinleme kurallarının öğretilmesi

(Kendi problemlerinizden ve sorunlarınızdan bahsetmeyin.)

SÜREÇ: İki öğrenci çağrılır ve tek tek "Başım ağrıyor" demeleri istenir. İlk öğrenciye "Benim de" diyerek detaylara girilir ve ne kadar kötü oldu­ğu anlatılır. İkinci öğrenciye ise "Bunu duyduğuma üzgünüm. Başı ağrı­yınca insanın konsantre olması güç değil mi?" diye cevap verilir.

Her bir öğrenciye cevaplar karşısında neler hissettikleri sorulur. İki cevabın farkı tartışılır.

 

 

"Bir kişiyi dinliyorken çoğu zaman onu yanlış duyup, yorumlama ihtima­limiz vardır. Bu yanlış anlamayı önlemek için kişinin söylediklerini kontrol etmek, konunun önemli kısımlarını tekrar etmek veya özetlemek faydalı olur. Bu kişinin her söylediğini kelime kelime tekrar etmek değil, ancak önemli noktaları anladığımızdan emin olmaktır."

 

İki öğrenci ortaya gelir. Önce biri herhangi bir konuda bir iki dakika konuşur, diğeri onun söylediklerini aynen tekrar eder.Sonra roller de­ğiştirilir. Öğrencilere aynen tekrar etmekle önemli bölümleri ve duygula­rı tekrar etmenin aynı şey olmadığı açıklanarak tartışılır.

 

Üç kişilik gruplar yapılır. İki kişi bir konu üzerinde tartışırken üçüncü kişi hakem rolünü oynar. tek kişi karşılıklı tartışırken, ikin­ci konuşan birinci konuşanın söylediklerini kendi kelimeleriyle tek­rar edecek veya özetleyecek, sonra kendi konuşacak. Karşılıklı konuşma bu şekilde devam edecek. Hakemin görevi ise bir kişi konuşmaya başla­madan önce diğerinin ne söylediğini özetlediğinden emin olmayı sağla­maktır. Sonra roller değişir. Herkes konuşmacı olur.

Alıştırmanın nasıl yapılacağı iyice anlatıldıktan sonra bir örnek gös­terilir. Roller bölünerek başlanır. Her konuşma için süre iki dakikadır.

Konu örnekleri:

- Sınıfınıza bir milyon lira verilseydi nasıl harcamak ister­diniz?

- Eğer ünlü biri olsaydınız kim olmak isterdiniz? Niçin?

- Eğer bir dilek dilemeniz istenseydi ne dilerdiniz? Niçin?

- Tatilinizi nerede; nasıl geçirmek isterdiniz? Niçin? Daha sonra büyük grupta tartışmaya geçilir.

- Eşinizin sizi gerçekten duyduğunu ve anladığını hissettiniz mi? Niçin?

- Bu sizde nasıl bir etki yaptı? Neler hissettiniz?

- Eşiniz hakkında neler hissettiniz?'

- Katı1ımlı dinleme yoluyla birisiyle konuşmak zor mu, kolay mı? Niçin?

 

ALIŞTIRMA

Düşünce ile duyguyu birbirinden ayırt etme

Öğrencilere mümkün olduğu kadar çok duygu adı düşünmeleri isteyin daha sonra bunlar tahtaya yazılır. Herkesin duyguları olduğu, bunların doğal ve hayatın normal bir parçası olduğu vurgulanır.

 “ çoğu zaman birisine ne hissettiği sorulduğunda duygu yerine düşünce söylenir. Duyguları söylemek risklidir. Düşünce duygularımız hakkında ne düşündüğümüzdür, fikirlerimizdir, sonuçlardır. Ör: Ahmet topunu aldığı zaman ne hissettin? Onu,yumruklamak. Yumruklamak bir duygu de­ğildir. Buradaki duygu kızgınlık, öfke, kırgınlık olabilir."

 

 

 

 

Aşağıdaki cümlelerin hangisinin duygu, hangisinin düşünce belirttiği sorulur.

 

- Beni anlamadığını sanıyorum.

- Utanıyorum.

- Eve gitmek istiyorum. Yalnızlık hissediyorum.

- Heyecanlıyım.

- Sana ihtiyacım yok.

- Beni yalnız bırakmanı istiyorum.

 

 


YÖRET Vakfı’nın misyonu
Psikolojik danışmanları güçlendirerek, çocuk ve gençlerin yetişmesine ve gelişmesine katkıda bulunmak üzere, sürekli eğitim ve hizmet projeleri yürüterek, toplumun yaşam kalitesini arttırmaktır.
İletişim
Yazışma Adresi: Akkavak Sk. No:17/11 Nişantaşı/İSTANBUL
Telefon - Faks: 0 212 219 28 67 - 0 212 246 76 47
E-Mail: yoret@yoret.org.tr
to-top

YÖRET VAKFI